Cengiz Özkan

08 Kas 2013 Cuma Elif Ş. Cengiz Özkan, türkü, Mektup Bar, canlı müzik
Cengiz Özkan

Kulaktan dolma bir insanım ben. Hani o bildik anlamda kulaktan dolma değil de, insan sesine aşırı hassas. Bir insana sırf sesi nedeniyle yakınlık duyabilirim, ama ne kadar bana cana yakın davransa da sesinden irrite olduğum için yanında gerim gerim gerildiğim insanlar da var. Bu garip bir zaafiyet, hatta belki ciddi bir kusur. O yüzden fark ettiğimde kendimi kontrol etmeye çalışıyorum.

Bunun nedeni muhtemelen annem ve babam. Konuşma seslerini duymuş ve benzer hassasiyete sahip arkadaşlarımı da etkiler ses tonları. Yaş ilerlediğinden ne zamandır pek şarkı söylemiyorlar. Ama küçükken, elektriklerin sıkça kesildiği kış aylarında onların sıkılmayalım diye söyledikleri şarkıları dinleyerek büyüyünce, ister istemez sese odaklanıyorum.

Hal böyle olunca, adımı en güzel söyleyen erkek sesini duyduğumda ne hissedebileceğimi tahmin etmek zor olmasa gerek. Eğer Anadolulu erkek sesine tek bir örnek vermem gerekseydi, onu seçerdim. Bu kadar mazlum, bu kadar sakin, bu kadar yumuşak, bu kadar içten bir sesin benzeri yok. Baban gibi, abin gibi, kardeşin gibi, sevdiğin gibi. O kadar tanıdık ki, kimin olduğunu hatırlayamadığına şaşırıyorsun.

Birkaç hafta önce, trafik tıkandığında yol kenarında afişlerini görmüştüm. Cengiz Özkan, İstanbul'da hele de İstiklal Caddesi'nde dinleyebileceğime inanamadım ilk başta. Mektup Bar'ı aradım. Gerçekten de Perşembe geceleri orada sahne alıyormuş. Hayatımda türkü bara gitmediğimden, ne yapacağımı bilemedim ilk önce. Sonra nazım geçen arkadaşları aradım. Sağ olsunlar, dün gece eşlik ettiler de Cengiz Özkan'ı dinleyebildim nihayet.

Mekana biraz erken gitmişiz. 9:30 gibi vardığımızda bizden başka kimse yoktu. Sigara içmeye dışarı çıktığımda, çakmak tekledi. Kapıda sigara içen beylerden çakmak istedim. Meğerse aralarından biri de Cengiz Özkan'mış. Sesinden tahmin etmeliydim, ışıl ışıl bakan pek mülayim bir adammış.

10:30 gibi kemençede Göktuğ Çelik ve akustik gitarda Şeyhmus Fidan ile birlikte sahnedeydi. Zaten 11 olduğunda mekan tamamen dolmuştu. Elazığ'dan Kütahya'ya o söyledi, biz dinledik, bazen coşup biz de katıldık.

Dün gece adımı onun ağzından duymak kısmet olmadı. Böyle bir müzisyene de kağıda istek yazıp göndermenin büyük terbiyesizlik olacağını düşündüğümden sabırla beklemiştim oysa. Sanırım birkaç kez daha dinlemeye gitmeliyim. Belki şansım döner.