Ivo Papazov

30 Eki 2013 Çarşamba Elif Ş. Bulgaristan, Plovdiv, Ivo Papazov, Filibe
ivo papazov

İstanbul'da bu yıl ikincisi düzenlenen Uluslararası Klarnet Festivali'ni izlemeyi çok istiyordum. Aslında (aramızda kalsın) ne zamandır klarnet çalmayı hayal ediyorum. Bu saatten sonra ne kadar beceririm bilemem, ama flüt (nasıl diyollar, yan flüt) çaldığımdan, çok zorlanmayacağımı düşünerek kendimi eğliyorum.

Konuya dönecek olursak, bu yılki festivalde Giora Fiedman konseri 26 Eylül'e, tam da doğum günüme denk geldi. Ne zamandır izlediğim en iyi sahne performansıydı. Giora Fiedman'ın kendisi de, beraber çaldığı arkadaşları da kusursuzdu. Aslında festivaldeki sanatçılardan dinlemek istediğim bir Ivo Papazov kalmıştı, ama 27 Eylül'de yola çıkacağımızdan onun konserini kaçırıyordum.

ivo papazov 2

27 Eylül'de Plovdiv'e vardığımızda, her yerde Ivo Papazov'un afişleri vardı. Bulgarcam hiç olmasa da tarihin 28 Eylül olduğunu anlayabildim çok şükür. Sabah bilet gişesi açılır açılmaz da biletleri aldım. 10 leva, yani yaklaşık 14 liraydı biletler. Canını sevdiğimin Bulgaristan fiyatları.

Konser Romalılardan kalma tiyatrodaydı. Manzara gerçekten çok güzeldi. Eski Plovdiv'deki Cambaz Tepe ve Taksim Tepe arasındaki bu tiyatrodan güneşin hem eski şehir, hem de yeni şehir üzerinde batışını izleyebiliyorduk.

plovdiv

Plovdiv, 2019 Avrupa Kültür Başkenti adayı. Şehrin her yerinde afişler, üzerlerinde kampanya t-shirtleriyle dolaşan çocuklar var. Konser öncesinde de onlar vardı. Birkaç Roman çocuk bir türkü çalıp kayboldular sahneden ve beklediğim an geldi.

ivo papasov

İlk başta biz anlayamadık. Sonra konserin yeni başlamasından herhalde dedik. Ama artık 8. şarkıya geldiğimizde sabrımız tükenmişti. Düşün ki sahnedeki herkes, davulcusundan gitaristine aynı anda, farklı farklı solo atıyor. Üstüne yukarıdaki fotoğrafta solda duran kavalcı kardeş, Ivo amcayla unison çalıyordu. İnan bunu duymak istemezsin. Çaldıkları şarkıların hiçbirinde melodiyi duyamadık, anlayamadık (herkes solo atıyor ya). En sonunda da bu kakafoniye dayanamayıp kaçtık.

Mahalli sanatçıları kendi hallerine bırakmak gerek. Aman sanat sepet olsun, ayağına arkaya gitar, bateri koyup cazlaştırdığına inanmak da saçma. Her ne kadar yine Bulgaristan'dan çıkma Martin Lubenov onu pek güzel başarsa da, kendi işini doğru yapan insanları değiştirmeye çalışmamak lazım.

Ben Ivo Papazov'u eski kayıtlarında hatırlamayı tercih ederim.