Makedonija

03 May 2012 Perşembe Elif Ş. Makedonya, Ohri, Ohrid
img6927.jpg

Mayıs 2012'de, eski arkadaşlarımı ziyaret etmek için Makedonya'ya gitmiştim. Hepsinin işi gücü olduğundan, hafta içine denk gelen günlerde, tek başıma Ohri'ye gitmek istedim. İlk defa 1997'de görmüştüm Ohri'yi. O günden beri de gözümde tütüyordu.

Öncesinde Manastır Askeri İdadi'sini ziyaret ettiğimden, akşama doğru ulaşabildim Ohri'ye. Sveti Jovan Kaneo kilisesini bulmak için şehrin kuzeyindeki tepeye tırmandım. Şansıma kapalıymış kilise. Gece kalacak yer bulmak için Ohri'ye dönerken anonsu duydum. 15 dakika sonra tekne turu başlıyormuş.

Koşa koşa iskeleye indim. Tekne demir almış, açılmaya başlamış. İçeriden Türkçe konuşma sesleri gelince "merhaba" dedim. Adam ters ters baktı. Tayfanın biri elimi tutup beni tekneye almaya çalışırken, aynı adam tayfayı tersleyip bana turun özel olduğunu, beni alamayacaklarını söyledi.

Ne olduğumu şaşırmış halde iskelede kalakaldım. O sırada yanda bağlı tekneden çağırdılar. Ben hala tur derdinde olduğumdan, o teknenin de az sonra açılacağını düşünüp tekneye bindim.

img6972.jpg
img6956.jpg

Meğerse teknenin açılışını kutluyorlarmış. Teknenin adıysa Makedonija. Sofra donatılmış, içki gırla. Hemen bana da bir Skopsko uzatıyorlar. Yıllardır içmemişim, çok seviniyorum. Tekne, üstteki fotoğrafların ilkinde sol başta duran Zoran'a ait. Türk olduğumu öğrenince mutlu oluyor, sofranın başına oturtuyor.

img7003.jpg
img7016.jpg
img6990.jpg

Sonra davul-zurna ekibi geliyor. İçeri geçiyoruz. Ne garip ki memleketim Çanakkale'nin davullarına en yakın davulları burada duyuyorum.

Bir süre sonra az önce beni almayan tekne geri dönüyor. Bizdeki şenliği görünce bizim tekneye girmek istiyorlar. Zoran bana bakıyor. Ben suratımı buruşturunca da kibarca reddediyor adamları.

img7114.jpg

Hava karardıkça kalabalıklaşıyoruz. Tayfadan turist rehberlerine, belediye başkanından avukatlara herkes teknede. Her gelen başka bir yiyecek uzatıyor bana. Onları mı yiyeyim, halaya mı katılayım şaşırıyorum.

capture.JPG
img7118.jpg
img7290.jpg

Gecenin ilerleyen saatlerinde, bu sefer başka bir saz ekibi geliyor. Bunların çaldığı havalar daha farklı. Keman ve akordiyon var. Saatlerdir davul zurna ile şişen kafama pek iyi geliyor.

img7080.jpg

Sonra tekne sahibi Zoran'ın babası geliyor. Yaşlı kurt. Tekneye hediye de getirmiş, gururla onu gösteriyor. Karşılıklı göbek atıyoruz. Sonra romantik bir şeyler çalmalarını istiyor, dans ediyoruz.

Sanırım en çok eğlendiğim ve en mutlu olduğum gecelerden biri. Gecenin sonunda, havai fişek gösterisi var. Makedonya için sarı ve kırmızı, Türkiye için de beyaz ve kırmızı havai fişekler atılıyor. Gözlerim doluyor, ama bunun nedeni sadece bu güzel jestten duygulanmam olmayabilir. İçtiğim sayısız Skopsko'nun da payı vardır mutlaka.