İtalya'da bir Pazar yemeği

15 Tem 2013 Pazartesi Elif Ş. İtalya, Biella, sofra
Pazar yemeği

İtalya'ya gitmemin temel nedeni, yol arkadaşım Francesco'nun yaşadığı yeri, ailesini ve arkadaşlarını görmek. İki küsur yıldır yollardayız ve birlikte dört yeni ülke gördük. Vize almama ısrarımdan vazgeçmem ve arkadaşımın sevdikleriyle de tanışmam gerek artık.

Gitmeden önce konuşurken, annesinin yemeğe davet ettiğini ve bana lazanya yapacağını söylediğinde çok seviniyorum. Malum İtalya'daki en ünlü iki şey, yakışıklı İtalyan erkekleri ve şahane yemek yapan İtalyan anneleri. İlkine zaten yıllardır alışığım. İkinciyi görmeye de can atıyorum.

Pazar günü Francesco'nun ablasına yemeğe gidiyoruz. Biz vardığımızda eniştesi bahçede mangalın başında. Herhalde lazanya yapacak vakit bulamadıklarını, ondan mangalda et yiyeceğimizi düşünüyorum.

İçeri girdiğimde de ailesiyle tanışıyorum. Sıcakkanlı, çok tatlı insanlar. Hiç yabancılık çekmiyorum. Tanışma faslı devam ederken bir yandan da masayı hazırlıyor yeğenler. Şimdi fotoğraflara bakıyorum da masadakilerin tamamını çekememişim. Ahtapot salatasından peynir doldurulmuş domatese kadar on çeşit tabak var masada. Ben en çok ablasının kerevizli kavun salatasına bayılıyorum. Yemeğin bu kısmına antipasti dediklerini, bunun da "yemekten önce" anlamına geldiğini sonra öğreniyorum.

Masada o kadar yemeği görüp de etleri ortada göremeyince, onu da akşama gelecek başka bir misafire hazırladıklarını düşünüyorum. Yemeğimi yiyip eniştesinin şarabını paylaşıyorum.

Ben tam yemeğin bittiğini düşünüyorum ki lazanya geliyor. Lazanyaya çok seviniyorum, çünkü gidene kadar hayalini kurmuştum. Bizim burada lokantalarda yediğimiz beşamel sosuna boğulmuş, hatta üzerine kaşar konmuş ve kaşarı da lastik gibi olmuş şeye hiç ama hiç benzemiyor. Hele de annesinin elleriyle yaptığı bir yemeği yiyor olmaktan çok mutlu oluyorum.

Lazanyam bitince yine yemeğin bittiğini sanıyorum. O da ne? Bu sefer de etler geliyor. Zaten antipasti faslında karnımı doyurduğumdan gözlerim büyüyor. Masadakilere bakıyorum. Herkes hiç istifini bozmadan yemeye devam ediyor. "When in Rome..." deyişi geliyor aklıma.

Lazanya

Yemeğin üstüne karpuzumuzu yiyoruz. Tiramisu da yapacaktı annesi, ama herhalde vakit kalmadı diye düşünüyorum.... ve yine yanılıyorum.

Karpuzun üstüne tiramisu geliyor. İlk defa gerçek tiramisu yiyeceğim için seviniyorum. Bizde labneyle yapılan tiramisuyu ricottayla yaptıklarından tadı farklı. Daha hafif ve çok daha lezzetli. O kadar yemekten midemde hiç yer kalmamamasına rağmen, koca bir dilim tiramisuyu da güzel bir spumante eşliğinde mideye indiriyorum.

Ev yapımı tiramisu 1
Ev yapımı tiramisu 2

Sanırım hayatımda en çok yemek yediğim gün bu. Yemekten sonra arabaya yürürken bile zorlanıyorum.

Francesco'nun ertesi günlerde tanıştığım arkadaşları da Pazar yemeğinin nasıl geçtiğini soruyorlar gülerek. Meğerse onlar için Pazar öğle yemeği büyük bir olaymış. Ailelerin bir araya geldiği bu sofradaki yemekleri bitirmek de her yiğidin harcı değilmiş.

Bunda yıldan sonra yol arkadaşımın ailesiyle tanışmaktan çok mutluyum. Onlardan geri kalmadan bu yemekten alnımın akıyla kalkabilmekten de.