Soup is good food!

maş çorbası

Bir aralar sadece çorba tarifleri verdiğim bir blog açmak istemiştim. Gerçekleştiremediğim çok şahane fikirler listesinde kaldı o da.

Hazır çorba sevmem, seveni de sevmem. Zamanında Natura markalı karton kutuda, kavanozda çorbalar vardı. Bir tek onları beğenmiştim, ama sanırım o marka da piyasadan çekildi. Poşette satılan, suyla karıştırılıp kaynatılan çorbalardan da gerçekten çorbaya benzeyenini hiç görmedim.

bizim mutfak hazır çorba

Dün markette bunları gördüm. Gözlerime inanamadım. Nihayet, birileri çıkmış, lazım olanı yapmış. Görebildiğim kadarıyla üç çeşidi var: maş çorbası, anadolu çorbası, ezogelin çorbası. Paketlerde sadece çorbayı yapmak için gerekli olan bakliyat var. Anadolu ve ezogelin paketlerinden baharat paketi de çıkıyor. Tuz, koruyucu... yok paketlerde.

Paketteki bakliyatı 30 dakika haşlıyorsun, ezogelin ve maş çorbasında bir tavada yağ ve salçayı kavurup onu, anadolu çorbasında yoğurt, yumurta sarısı ve unu karıştırıp onu kaynayan bakliyata karıştırıyorsun. İstediğin kadar tuz ve baharat koyuyorsun. Yapması gayet basit yani.

Ha şimdi diyeceksin ki, bütün bunları yapıyorsam ne anladım hazır çorbadan. Ben de diyeceğim ki, o kadar bakliyatı paket paket almana gerek kalmıyor. Misal dün yaptığım maş çorbasının içinde maş fatulyesi, kırmızı iç mercimek, sarı iç mercimek, aşurelik buğday ve firik bulguru var. Her biri piyasada 1 kiloluk paketlerde satılıyor. Çorbayı yapmam için 5 kilo bakliyatı eve yığmam lazım. Yalnız yaşayan da bir insan olduğumdan, o kadar stoğu ancak haftada birkaç kez çorba yaparak bitirebilirim. Tabii bu sırada bazıları diğerlerinden önce biteceğinden (misal kırmızı mercimek), yenilerini alacağım ve bu döngü bitmeyecek.

Paketlerin tanesi 2,45 TL. Aslında 190 gram bakliyat için biraz pahalı gibi, ama en azından kileri tıka basa doldurmak, güvelenir mi güvelenmez mi diye düşünmek zorunda değilim. Üstelik dün yaptığım maş çorbası, fotoğraftan pek anlaşılmasa da, gayet güzel oldu. Hani aklınızda bulunsun.