Tito'nun hayaleti

20 Tem 2014 Pazar Elif Ş. hırvatistan, zagreb, yugoslavya, tito, josip broz tito
Tito's ghost

Zagreb sokaklarında yürüyoruz. Ceca yıllardır gelmemiş Zagreb'e. Yugoslavya dağılmasaydı yaşayacağı şehrin burası olduğunu anlatıyor. Güzel şehirmiş, dışında ne diyebileceğimi bilmiyorum. Ben sustukça, o anlatıyor. Susmamın nedeninin onu anlamamam olduğunu düşünüyor olmalı ki, daha ayrıntılı anlatıyor. Lise yıllarında Zagreb'e yerleşme hayallerini, buradaki kuzenini. Oysa o sırada, benzer bir şey benim başıma gelse ne hissedeceğimi düşünüyorum. Başkasının hüznünü dinleyen her insan gibi. Ağır geliyor, çevreye bakınıyorum.

Yanından geçtiğimiz vitrinde bunu görüyorum. Vitrin nereye ait, bir sergi salonu mu, nedir anlamıyorum. Kostüm tasarımcısıyla, makyözüyle, modeliyle tam bir moda fotoğrafı. Adı: Tito'nun hayaleti. Vay be, diyorum içimden, nereden nereye drug Tito. Artık Google'da "drug Tito" diye arattığında ilk çıkan şey "Umro je Drug Tito", yani: Yoldaş Tito öldü.

Moto ve Plazma

Sırbistan'dan yola çıkarken Ceca Plazma bisküvilerinden almıştı. Hırvatistan'da ilk girdiğimiz marketten de Moto alıyor. Plazma Hırvatistan'da bizi misafir edecek arkadaş, Moto'ysa bizim için. Yol boyunca durmadan Moto yiyoruz. Ülkenin bölündüğünü, Çokoprens ve Çubuk kraker fabrikalarının diğer tarafta kaldığını düşün...

İki küçük paket bisküvi, bütün bir Yugo hikayesi. Akşam olunca usul usul çıkartıp koyuyorum masaya, yan yana. Bitsin bu işkence, kalsınlar bir arada.